Deriiiin nefes al:))))))))))
Epeydir yazamıyorum, malum kayınvalidem bizde:) Nefes aldırmıyor valla, sıkıldı evde, nereye gitsem peşimde, yalnız kalma şansım yok. Yorucu bir on gündü, daha da sürüyor tabii ki…
Bol bol deriiiin nefes alıyorum, işe yarıyor, Ho’oponopono da yarıyor. Ama asıl işe yarayan, onu kendi aynam olarak görmeyi başarabilmem. Hepsi değil tabii ama, bazı olumsuz, bana batan özelliklerine bir baktım, değişik şekilde de olsa onlar bende de var. Her şeye hakim olma isteği mesela, kontrolcülük. Oğluma çok yaptım zamanında, şimdi değişmeye çalışıyorum elbette, farkında olabilmek çok güzel bir şey. Bu bakımdan okuduğum kişisel gelişim kitaplarının çok faydası oldu.
Bugünde yatak döşek yatıyorum, çok fena üşütmüşüm. Annemi çok arıyorum elbette, valla kalkıp kendi çorbamı kendim yaptım gene. Ne demişler, ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
Birde son günlerde enteresan bir şekilde gerçek dostlarımı ve olmayanları ayırdetmeye başladım. Daha doğrusu dostum gibi görünenler açık vermeye başladılar. Onları da yargılamamaya çalışıyorum, ama hayatımda daha fazla yer işgal etmelerini de istemiyorum. Onlara da benim aynam gözüyle bakmaya ve dersimi almaya çalışıyorum. Ama ben Mevlana değilim elbet, herkesi sevemem, sevmek zorunda da değilim. Nefret duygum zaten hiç olmadı, kinde tutamam asla. Zaten hayatımda kimseyle küs kalmadım, kalamam. Ama gene de uzak dursunlar benden, araya mesafemi koyup kendimi koruyacağım artık.
Anlayacağınız bir takım darbeler yedim. Ama bundan da dersimi başarıyla vererek çıkacağım.
Sevgiler hepinize…
12 yorum
Kedilerimmm:)
Bugün dayanamayıp çok rahatsız olduğum bir şeyi dile getireceğim.
Herkes,özellikle yakın çevrem bilir ki, biz hayvanları çok seviyoruz, ve evimizde de bahçemiz de de kedilerimiz, köpeklerimiz var.
Bu durumda, madem rahatsız oluyorsunuz gelmeyin kardeşim evime, ben gerilmek zorundamıyım sizler yüzünden? Zorla davet etmiyorumki kimseyi…
Niye böyle dellendin diyorsanız, kayınvalidem bende de:) Eve girdiği an başladı, 2 gündür susmuyor, kedileri verin, ne bu böyle vıdı da vıdı… Enerjimi hüüüp diye içine çekiyor valla, çok direniyorum.
İlk gün tekme atmaya kalkınca ben bir ufak azar yaptım, şimdi hiç değilse benim yanımda tekmelemiyor, umarım ben yokken de yapmıyordur.
Neyse şikayetim budur işte, size Ho’oponopono demiştim ya, kitabı alırsanız daha iyi anlarsınız, kitabın adı Zero Limit.
Neyse, Ho’oponopono kısaca şuna dayanıyor. Seni seviyorum-özür dilerim-lütfen beni affet-teşekkür ederim. Bunları tabi ki Yaradan’a söylüyoruz. Neden mi söylüyoruz? Karşımızdaki kişinin bir hastalığı, kötü bir yanı, kızdığımız bir yönü, aranızdaki ilişkinin düzelmesi vs vs. Başkalarının tüm sorunlarından da siz sorumlusunuz. Bunun için Yaradan’dan özür diliyor, ve teşekkür ediyorsunuz. Seni seviyorum en önemli cümle. Birde karşınızdakini kendinizin aynası olarak görürseniz daha etkili oluyor, o zaman onun hatalarından kendinizi sorumlu hissedebiliyorsunuz ve Ho’oponopono daha etkili oluyor.
Biraz daha ayrıntılı bahsetmek isterim, ama kitaba haksızlık olur. Şöyle söyleyeyim, İstanbul’dan uçakla gelirken, uçağa uyguladım bu metodu, ve hiç bir rahatsızlık yaşamadan geldim. Normalde uçakta kulak ağrısından ölürüm.
İnanıp inanmamak size kalmış tabii ki, evrendeki pek çok şeyi kontrol edebileceğimizi unutmayın. gerçekten ilahi sevgi ile dolarsanız, hastalıkları bile iyileştirebilirsiniz.
Niye bunu anlattım, kayınvalideme sürekli uyguluyorum. Şimdilik pek etkisi olmadı, kadın zorlu, ama bende azimliyim:)
Buyrun size son günlerden, hatta bir-iki gün önceden en sonnnn taze taze,sıcacık resimlerrrr:)

Efendim siz oralarda donarken biz hala denizdeyiz. Buda deniz sefası sonrası, Karaincir de çekildi. Denizi harikadır, tavsiye edilir.

Akşam kedilere sevgi seansı uygularken:) Gördüğünüz gibi asla kavga dövüş yok, bizim evde huzur hakim, hepsi bir arada gayet iyiler:)

İlle de benim kucağım olacak:)

Bermuda sevgi üçgeni:)

Aşklarım…

Yatışlarına dikkat lütfen, birde sarılınmış,kol atılmış falan…
İşte böyle, yaşayan tüm varlıklar, hepinizi çok seviyorum.
Işıkla ve yüreğinizde hep sevgiyle kalın…
8 yorumNefes egzersizleri
![]()
Sizlere İçsel gelişim ile ilgili yaşadığım ve öğrendiğim deneyimleri aktaracağıma söz vermiştim. Araya bildiğiniz gibi sağlık sorunları girdi, ama sözümü tutacağım.
İçsel gelişiminiz için ne yaparsanız yapın; yoga,meditasyon,reiki,eft,deep peat,sedona vs vs vs; hepsinin başlangıç noktası nefes. Şimdi diyeceksiniz ki ne var bunda, hepimiz nefes alıyoruz. Doğru nefes aldığınıza eminmisiniz?
Bugün sizlere bir kaç nefes tekniği anlatacağım. İlki tüm çalışmaların ortak nefesi, karın(diyafram) nefesi.
Bu nefesi aslında en iyi köpeklerin yaptığı gibi solursanız anlarsınız. Çünkü o şekilde direkt diyaframa nefes alırsınız. Ya da bir sandalyeye oturun, bacaklarınız açık olsun, öne bacaklarınızın arasına doğru eğilin, ve ordayken nefes alıp verin, nefesin nereye gittiğine dikkat edin. Göreceksiniz ki göğsünüz değil, alt karnınız yanlara ve biraz da öne doğru şişecek. İşte doğru nefes budur.
Her zaman nefesi burnunuzdan alın, karın nefesi çalışıyorsanız ağzınızdan verin. 4 sayıda burnunuzdan deriin nefes alın, 2 sayı tutun, 4 sayıda ağzınızdan verin. Bunu 5 dakika çalışsanız tüm stresinizin eriyip gittiğini farkedersiniz. Bunu ya dik bir şekilde sandalyede otururken, ya da sırtüstü yatağa uzanmış konumdayken yapın. Uyumadan önce yaparsanız sizi gevşetecektir.
İlk çalışmalarda zihninize düşünceler üşüşecek, bırakın aksınlar, hiçbirinin peşine kapılıp takılmayın, sadece izleyin. Bir müddet sonra düşünceler kendiliğinden kaybolacak ve zihniniz derin bir sessizliğe kavuşacaktır. Bu nefes çalışmasını meditasyona çevirmek isterseniz, benim tavsiyem ilk etapta tam göz hizanızda bir nokta belirlemeniz ve 5 dakika ya da daha uzun süre ona bakmanız, bu arada derin nefesler alıp vermeniz. Ya da burnunuzun ucuna bakabilirsiniz, bunlar meditasyona başlamak için idealdir. Burnunuzun ucuna bakarken fazla bir şey düşünme şansınız yoktur. Meditasyonu dik oturarak yapmaya çalışın, elleriniz kucağınızda va avuçlarınız yukarı doğru olsun, ellerinizi birleştirmeyin, dua eder gibi dursun. Nefes alırken yapabilirseniz kendinizi doğada hayal edin, deniz kenarı, dağlar, göl, kır, hangisi sizi daha huzurlu yapacaksa orayı imgeleyin. Oturarak çok zorlanırsanız bir müddet sırt üstü yatarak deneyin.
Hadi bakalım, karın nefesi egzersizlerine başlayalım. Deneyimlerinizi bekliyorum. Diğer nefes tekniklerini de zaman içinde sizlerle paylaşacağım. Ama en önemlisi bu olduğundan, karın nefesini iyice öğrenin önce. Oksijen vücudunuza her zamankinden daha çok dolacak, sabah yaparsanız kendinizi dinç hissedeceksiniz. Gece yatmadan önce uygularsanız uykuya rahat dalacaksınız. Sadece zihninizi serbest bırakın, düşüncelerinizi kontrol etmeye çalışmayın, zamanla zaten düşünceler kendiliğinden gidecekler. Kendinizi bir müddet sonra çok daha enerjik hissedeceksiniz.
Çekim yasasını uygulamak, meditasyonla birlikte çok daha etkili olacaktır.
Sevgiyle ve ışıkla kalın…
Not: Her gün ziyaret ettiğim ve pek çok şey öğrendiğim bir site var, sizlere kesinlikle tavsiye ediyorum, özellikle içsel gelişim sürecindeyseniz. http://www.hayatimdegisti.com
5 yorum
Dostları Olmalı İnsanın
Bugün doğumgünüm ve bugünü unutmayıp beni arayan,yazan tüm dostlara ithaf olunur:)
Dostları olmalı insanın,
aynen gemilerin limanları gibi.
Zaman zaman uğradığın,
yükünü boşalttığın,
dalgalar dininceye kadar
beklediğin koynunda.
Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
geri döneceğin günü bekleme umuduyla.
Bazen, rüzgâra o açmalı yelkenini,
yanağına konan bir öpücüğün
coşkusuyla,
halatlarını çözmeli,
seni çok ama çok özlemeli.
Dostları olmalı insanın;
ermiş, bilge, hayatı ezber okuyabilen.
Düşünmediklerini düşündüren,
seni bir cambaz ipinde, güvende
tutabilen,
gerektiğinde senin için ateşi yutabilen,
yolunu ışıtan ustan olmalı.
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın
çömleğini.
Sana vermeli soğuk bir kış gününde
üzerindeki tek gömleğini…
Kimin olduğunu bilmiyorum bu güzel şiirin,bana mail ile geldi ve paylaşmak istedim dostlarımla…
Hepinize sevgiler
7 yorumYuvaya dönüş…
Cennetime döndüm sonunda…
O kadar özlemişim ki, eşimi,kedilerimi, çiçeklerimi, havasını, kokusunu, evimi, her şeyi…
Annem iyi çok şükür, yeğenim de başarılı bir ameliyat geçirdi. Sağlık sorunlarımız halloldu, ve bunlar son sağlık sorunlarımız biliyorum, malum çekim yasası:)
Daha ayrıntılı paylaşacaklarım var, şimdilik bu kadarla yetinin gari:))
Size Zero Limit, ve Ho’oponopono’dan bahsedeceğim daha:)
Sevgiyle ve ışıkla kalın…
1 yorum






